Eskiden, çok eskiden toplumda fakirlik, zenginlik ayrımı ve buna bağlı olarak toplumsal tabakalaşma vardı. Halen de var. Bir insanın zenginliği topraklarının çokluğuyla paralellik gösterirdi; bu durum, bir kişinin sosyal durumu, yaşam kalitesi ve hatta eğitim fırsatları üzerinde derin bir etki yaratmaktaydı. Aynı durum devletler için de geçerliydi; büyük ve verimli tarım arazilerine sahip devletler, yalnızca"Merkantilizm ve Ekonomik Güç: Doğal Kaynakların Rolü" yazısının devamını oku
Harf İnkılabı: Türk Dilinin Dönüşümü
Osmanlı imparatorluğunda konuşma dili olarak Türkçe kullanılıyorken yazı dili olarak Osmanlıca dediğimiz alfabe kullanılıyordu. Önce bunu anlamak ve buna uygun bir şekilde yorumlamak gerekir. Çevremde Osmanlıca bildiğimi söylediğimde biraz konuşmamı istendiğinde önce bunu anlatmaya çalışıyorum. Osmanlıca sadece yazı dili olarak kullanılmış, yine o toplumda yaşayan insanlar Türkçe konuşuyorlardı; ancak bu durum, iki dilin bir arada"Harf İnkılabı: Türk Dilinin Dönüşümü" yazısının devamını oku
Bireysel Gelişim: Sistemi Değiştirmek İçin İlk Adım
Halk arasında çok yaygın söylenen bir şey de sistemin bozuk olmasıdır. Hukuk sistemi, eğitim sistemi… İnsanlar işine gelmediklerinde ya da bir konuda sorun yaşadıklarında kendilerine bakıp bir çekidüzen vereceklerine, kendilerini aynada göreceklerine öz eleştiri yapacaklarına kendileri hariç her şeyi konuşmaya devam ederler. Bu durum, sosyal dinamiklerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir; zira bu tip insanlar, eleştiriye"Bireysel Gelişim: Sistemi Değiştirmek İçin İlk Adım" yazısının devamını oku
Türkçe’nin Zenginliği: Dil ve Kültür
Asya Hun devletinin önemli hükümdarı ve Türk tarihinde önemli komutan ve liderlerin başında gelen Mete Han, Çin’e karşı yaptığı savaşın sonucu başarılı olmuş ve daha sonraki politikası ile bu başarısını taçlandırmıştır. Bu izlediği yol, Çin’e sadece vergi şartı sunmakla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini koruma çabalarının önemli bir yansıması haline gelmiştir."Türkçe’nin Zenginliği: Dil ve Kültür" yazısının devamını oku
Milliyetçilik ve Osmanlı: Tarihin Öğretileri
Fransa’da 1789 yılında bir ihtilal yaşanmış ve bu ihtilal sonucunda toplumsal alanda birçok kavram ve hak ortaya çıkmıştır. Bu kavramlardan şüphesiz en önemlisi milliyetçilik fikridir. Bu fikir akımı çok hızlı bir şekilde dünyaya yayılıyor ve toplumlar bu fikirden etkilenmesinin yanında bir de benimsiyordu. Bireysel ya da kitlesel olarak milliyetçilik fikrinin yayılmasıyla toplumsal alanda çalışmalar milliyetçilik"Milliyetçilik ve Osmanlı: Tarihin Öğretileri" yazısının devamını oku
Sosyal Medya ve Okuma Kültürü Üzerine Düşünceler
Evet, tarih yaygarası diye bir şey var şu anda. Sosyal medya platformlarındaki uygulamalarda kendini göstermektedir. Her konuşabilen, video oluşturabilen kişilerin eğitimsiz bir şekilde olmasına rağmen en azından bir kitap açayım da kendime bir şeyler katayım düşüncesi olmadan bir şeyler sözüm ona üretenler çoğaldı. Önlerine gelen bilgiyi ki ne kadar bilgi olduğu da şüpheli, paylaşma kararıyla"Sosyal Medya ve Okuma Kültürü Üzerine Düşünceler" yazısının devamını oku
Balkanların Türkleşmesi: Tarih ve Kültür
İskan basit olarak yerleştirmek anlamına gelir. Osmanlı devletinde yaygın olarak görülen bu siyaset, yeni fethedilen bölgeleri Türkleştirmek için kullanılmaktaydı. Osmanlı’da gaza ve cihad politikası ile cihan hakimiyeti sürekli batıya, yani Türk-İslam topraklarının dışına yayılan bir fetih hareketine sebep olmaktaydı. Kuruluş yıllarında Bulgarlar, Sırplar, Bizans ve diğer haçlı ordularına karşı yapılan bu fetih hareketleri tamamen başarılı"Balkanların Türkleşmesi: Tarih ve Kültür" yazısının devamını oku
Şehzade ve Lala: Yönetimde Deneyim Kazanmanın Yöntemleri
Türklerde kut anlayışı vardır. Bu anlayış; yönetim yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılmasıdır. Bu inanca göre kut, bir hükümdara dolayısıyla onun ailesine verildiğine inanılırdı. Kut, kan yoluyla hükümdarın çocuklarına da geçmektedir. Hükümdar kendisinden sonra başa geçecek olan çocuğunun, ki bu çocuklara ilk Türklerde Tigin, Selçuklularda Melik, Osmanlılarda Şehzade denilirdi, yönetimde tecrübe kazanması için çeşitli bölge, şehir"Şehzade ve Lala: Yönetimde Deneyim Kazanmanın Yöntemleri" yazısının devamını oku
