Bireysel Gelişim: Sistemi Değiştirmek İçin İlk Adım

Halk arasında çok yaygın söylenen bir şey de sistemin bozuk olmasıdır. Hukuk sistemi, eğitim sistemi… İnsanlar işine gelmediklerinde ya da bir konuda sorun yaşadıklarında kendilerine bakıp bir çekidüzen vereceklerine, kendilerini aynada göreceklerine öz eleştiri yapacaklarına kendileri hariç her şeyi konuşmaya devam ederler. Bu durum, sosyal dinamiklerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir; zira bu tip insanlar, eleştiriye kapalı tutumlarıyla ciddi sorunlar yaratabilirler. Toplumda, çevrenizde hemen göze batarlar. Onları incelediğinizde fark edersiniz ki ağızlarında bahaneler ve okların kendilerine gelmemesi için atılan taklalar… Kendilerini savunma mekanizmaları, aslında birçok insanın aşina olduğu bir gerçekliği pekiştirir. Bu kişilerin özelliklerini betimleyince nasıl da aklınıza bazı tanıdıklarınız geldi değil mi? Belki de iş yerinizde, arkadaş çevrenizde ya da aile içinde sıkça gördüğünüz bu tavırlar, ortak bir psikolojik durumu yansıtır. Merak etmeyin, bu sadece size has bir durum değil; pek çok kişi benzer ruh hâlleriyle karşılaşmakta ve bu durum toplumsal ilişkileri kucaklayıcı bir bağ yerine, ayrıştırıcı bir hala dönüştürmektedir.

Tabii ki bazı konularda insanların getirdiği, geliştirdiği sistemlerde sorun olur. Ama sistemleri de kullanan, uygulayan ona göre kontrol edenler de insanlar değil mi? O zaman yeni bir soru ortaya çıkıyor: Sistem mi insan mı bozuk? Şüphesiz insanın bulunduğu topluma, geleneklerine, ortamına ve tarihine göre yaşayıp ona göre planlamalar da yapmak lazımdır. Oturduğumuz yerden sistem şöyle, böyle diyerek eleştirdiğimizin yarısı kadar kendimize çuvaldızı batırsaydık, şu anda daha farklı birey ve buna bağlı olarak toplum olurduk. Eğer bireyler üzerine düşenleri bir şekilde yapabilseler ve bir adım öteye gidebilseler, şüphesiz bir şeyler düzelecektir. Bu gelişen bireyleri yarın o eleştirdikleri sistemleri uygulayacak, gerekirse onarıp devam etmesine katkı sağlayacaklar. Hiçbir çıkar yol kalmazsa, sistemi çağa uygun olarak tasarlayabilecek bir seviye ve donanıma sahip olabilecekler. Eğitim sistemimizden, sosyal yapımıza kadar her alanda karşılaştığımız zorluklar, aslında bireylerin gelişimi için birer fırsat olarak görülmelidir. Bu sebeple her ne olursa olsun gençlere ve öğrencilerime bir şeylerden şikâyet etmek yerine, sistem veya ortamlarımız bizi ne kadar zorlarsa zorlasın, biz daha fazla mücadele etmeliyiz. Sistemdeki aksaklıkları çözmek için gereken motivasyon ve azmi kendimizde bulmalıyız. Bizim şikâyet etmeye hakkımız yok; bizim çalışmaktan ve her geçen gün üzerine daha fazla şey koymaktan başka şansımız yok. Ayrıca, açıkçası başka bir alternatife ihtiyacımız da yok; kendi gelişimimiz için hedefler koyup, bunlara ulaşmak için kararlı bir şekilde ilerlemeliyiz. Biraz daha donanımlı olmak zorundayız. Bu bağlamda, kitap okumak, film izlemek, dışarı çıkıp sosyalleşmek gibi aktiviteler, bireysel gelişimimizin temel taşlarıdır; eğer varsa bir sınav sorumluluğumuz, ona gerekli zamanı ayırmalı ve dengeyi kurmalıyız. Bu tavrımızla çevremizdekilere ve yeni nesillere de örnek olacağız, böylece onlarda kendi potansiyellerini keşfedecek ve geliştirmek için gayret göstereceklerdir. Yeni kuşaklar, sistemlere değil, öncelikle kendilerine çekidüzen vermek için emek harcayacaklardır; bu da onları gerektiğinde sistemleri dönüştürme ve geliştirme kapasitesine sahip bireyler haline getirecektir. Kitapla kalın, bilgiyle kalın…


YUNUS EMRE'NİN KALEMİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

yunusemreninkalemi tarafından yayımlandı

Merhaba.Ben Yunus Emre. Burada tarihin çeşitli alan, şahıs ve olaylarından oluşan makalelerimi ve denemelerimi paylaşacağım. Ayrıca YKS düzeyinde tarih ve diğer alanlarda çalışmanın nasıl yapılacağı ile ilgili de bilgiler olacaktır. Sizlerin de görüş ve önerilerine açığım

Yunus Emre'nin Kalemine Hoş Geldiniz.